Ahmet Cumali ZEYVELİ

Ahmet Cumali ZEYVELİ

  • RSS
  • Delicious
  • Digg
  • Facebook
  • Twitter

Archive for the ‘Yazılar’ Category

Şimdiye kadar benle çok konuşan oldu fakat para için menfaat için çıkar için konuştular. Bazen beni rahatlatanda oldu. Ama hepsinin amacını biliyordum. Ve hepsiyle ona göre konuştum fakat sen en baştan beri ben farklıyım diyordun. En başta sana inanmadım ama o kadar içten o kadar samimi söylüyordun ki daha ben sözümü bitirmeden anlıyordun benden önce ağlıyordun ve beni kandırdın. Sonra sana inandım sevdim ve kendimden daha çok sana güvenmeye başlamıştım. Kendime bile söyleyemediğim şeyleri sana söyledim. Kalbimin en mahrem yaralarını sana gösterdim. Hayatım boyunca birine bu kadar güvenmemiştim. Sen gittikten sonra biri bir söz söyledi “O hedefine ulaştı ama sen mahvoldun” hiç inanmadım ama gördüğüm şey beni yıkıp geçti. O  [ Read More ]

Categories: Genel, Yazılar

Kaç gece bekledim bir telefonunu, belki ararsın diye ama yok… Sen gideli çok olmuş anlaşılan… Çünkü güller dikensiz kalmış arkanda… Sahi neden gittin sen öyle sessiz ve nedensiz. Çok mu sevdim seni gerçekten çok sevdim diyeli kaybettim seni kollarımın arasından…. Ne çok şiir yazdım sana ama sen yoksun ne anlamı var ki yazdıklarımın, Ne anlamı var sensiz bu bos havayı solumanın… Hep ben mi kaybedecektim? Tam buldum derken ellerimin arasından bir su gibi kayıp gittin… Dur diyemedim çünkü diyeceklerinden korktum ve sana gitme demeyecek kadar cesaretsizdim yitirilmiştim, yerlere serilmiştim, eziktim ama sadece seni sevmiştim… Sen ne yaptın hiç bir şey demeden, bir elveda bile demeden çekip gittin… Kızmıyorum sana kızamıyorum  [ Read More ]

Categories: Yazılar

Seni özlüyorum

Posted by admin 0 Comment

*Her sabah yeniden sayıyorum kaç gündür görüşmediğimizi. Rüyalarımda görüyorum karşılaştığımız ani, basımı çeviriyorum, bulamıyorum söyleyeceğim kelimeyi…* *Nefretimle uykuya dalıp ve sevgimle kalkıyorum. Her sabah yeni bir güne başlasam* *da, sensiz yeni bir hayata başlayamıyorum…* *Sabahları cebime koyup “iyi kiklerimi, “keseklerimi, pişmanlıklarımı, çıkıyorum* *yola, günün bir saatinde “kesek”lerimi alıyorum, başka bir saatinde “iyi* *kiklerimi yanıma…* *Bir cebimde ise hasretin hala duruyor, yapacak hiçbir şey bulamayınca kalbim bu* *yorgun kelimelerden medet umuyor…* *Senden gittiğimde sadece yaralandım sandım, aslında ruhum bedenimden ayrılmış,* *geriye kalan bir et parçasıymış anladım…* *Artık kiminle konuşsam ruhum sendeki gibi havalanmıyor, buğun kiminle tanışsam* *kalbim sendeki gibi atmıyor…* *Yanımdan gecen herkese sen misin diye bakıyorum, seni gördüğüm anda basımı*  [ Read More ]

Categories: Yazılar

HER GÜN BAYRAM

Posted by admin 0 Comment

Zamanla anlıyor insan; 3-4 günlük bir tatilden öte bir şey bayram… Hayata rastgele serpiştirilmiş ilahi ikramlar, kıymet bilen kullara her daim bayram yaşatır. Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuz kalınca anlar insan… Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir; Sevmeninkini yalnızlık… Sızlamayan her organ hele de burun direği bayramdır.. Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedeni kaybetmemek, kurda kusa yem olmayıp ” çok şükür bugünü de gördük ” diyebilmek… Sevdiklerinle gecen her gün bayramdır.. Küsken barışmak, ayrıyken kavuşmak, suskunken konuşmak bayramdır.. Bir kitabi bitirmek, bir binayı bitirmek, bir okulu bitirmek, kabuslu bir rüyayı, kodeste ağır cezayı bitirmek bayramdır.. Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş bir ilişkiyi bitirmek  [ Read More ]

Categories: Yazılar

Kendisinin, Hayatin Olayların, Gidişatın Farkında  Olmalı. Farkı Fark Etmeli, Fark Ettiğini De Fark Ettirmemeli Bazen… Bir Damlacık Sudan Nasıl Yaratıldığını Fark Etmeli. Anne Karnına Sigarken Dünyaya Neden Sığmadığını Ve En Sonunda Bir Metre Karelik Yere Nasıl Sığmak Zorunda Kalacağını Fark Etmeli. Su Çok Geniş Görünen Dünyanın, Ahrete Nispetle Anne Karni Gibi Olduğunu Fark Etmeli. Henüz Bebekken ‘Dünya Benim!’ Dercesine Avuçlarının SimsIki Kapalı Olduğunu, Olurken De Ayni Avuçların ‘Her Şeyi Bırakıp Gidiyorum İste!’ Dercesine Apaçık Kaldığını Fark Etmeli. Ve Kefenin Cebinin Bulunmadığını Fark Etmeli. Baskın Yeteneğini Fark Etmeli Sonra. Azraillin Her An Sürpriz Yapabileceğini, Nasıl Yasarsa Öyle Öleceğini Fark Etmeli İnsan Ve Ölmeden  evvel Ölebilmeli. Hayvanların Yolda Kaldırımda Çöplükte Ama Kendisinin  [ Read More ]

Categories: Yazılar

 Hayat iste! Inis ve cikislarla dolu bir yolculuk… Hayat iste! Acı ile mutluluk dolu bir duygu corbasi… Hayat iste! Ozlemek ile kavusmak arasinda gecen umut dalgasi… Hayat iste! Bazen icinizde bir seyler yanar. Adina ozlem mi dersiniz hasret mi? Yanar iste… Guvendiginiz daglara karlara yagar bazen. Arkadas deyip arkanizi yasladiklariniz arkanizdan bicaklar bazen. En cok arkanizda durmasi gerekenler bile anlamaz sizi bazen… Haykirmak isterken susmak zorunda kalirsiniz bazen… “Iyi ki varsin!” dedikleriniz bile yok olmaya baslar… * * * * * * Sana “Nasılsın?” diye sormayacağım… Baskalari sordugunda onlara ne kadar harika, ne kadar muhtesem, Ne kadar olaganustu olduguna dair verecek onlarca cevabin var biliyorum. Bir kez daha ayni sozleri  [ Read More ]

Categories: Yazılar

Kaç gece bekledim bir telefonunu, belki ararsın diye ama yok… Sen gideli çok olmuş anlaşılan… Çünkü güller dikensiz kalmış arkanda… Sahi neden gittin sen öyle sessiz ve nedensiz. Çok mu sevdim seni gerçekten çok sevdim diyeli kaybettim seni kollarımın arasından…. Ne çok şiir yazdım sana ama sen yoksun ne anlami var ki yazdiklarimin, Ne anlamı var sensiz bu bos havayı solumanın… Hep ben mi kaybedecektim? Tam buldum derken ellerimin arasından bir su gibi kayıp gittin… Dur diyemedim çünkü diyeceklerinden korktum ve sana gitme demeyecek kadar cesaretsizdim yitirilmiştim, yerlere serilmiştim, eziktim ama sadece seni sevmiştim… Sen ne yaptın hiç bir şey demeden, bir elveda bile demeden çekip gittin… Kızmıyorum sana kızamıyorum  [ Read More ]

Categories: Yazılar

ÖDÜL

Posted by admin 0 Comment

Zamanın birinde iki aile vardı. Bunlar bir gün beraber çarşıya giderler. Çarşıda çok önceden tanıdıkları çok güvenilir, emin birisi vardı. Bu iki aileyi çağırıp her birine birer paket verdi. Birinci ailenin paketi o kadar güzeldiki, dışı pırıl pırıl parlıyordu. Yolda taşırken herkes imreniyordu. Bu ne kadar güzel bir paket diye. Bu ailede vereni unutup işte bizim paketimiz böyle güzel diye gururlanıyordu. İkinci ailenin paketinin ise dışı çok göz alıcı değildi. Hatta taşırken bazen zorlanıyorlardı. Yoldan geçerken bazıları bu nasıl paket, bu taşınır mı? Diye söyleniyordu. Bu paketleri verenin tek şartı ise eve kadar açmamaktı. Evlerine geldiler. Birinci paketi açanlar dışı kadar içinin güzel olmadığını, kendilerinin işine pekde yaramayacağını düşündüler, paketi  [ Read More ]

Categories: Yazılar

Popular Posts

Cenaze Töreni

Hayatın sizin için çekilmez hale geldiğini düşündüğünüzde kendinize 10 dakika ...

Anlamlı Sözler

* Gecenin en karanlık anı, gündüzün başladığı andır. * Kaybettiğiniz yerde ...

Acı

Acı Acı / Seni de Vururlar Bir Gün Ey Acı Seni de ...

BİLİYORUM SANA Gİ

Biliyorum sana giden yollar kapalı Üstelik sen de hiç bir zaman ...

GEÇMİŞE TAKILDI G

 geçen gün…  bir arkadaştan, haberini aldım…  zengin biriyle evlenmişsin.  inan ki!...senin adına…  çok sevindim, ...

Seçtiklerim